5 Mayıs 2010 Çarşamba

Oyuncak meselesi...

Çocuğunuz oldu, muhtemelen, beyaz yakalı bir anne-babasınız. Hele ki yoğun çalışan seyahat eden bir anneyseniz vicdani motivasyonla oyuncak alma girdabına işe başlar başlamaz girdiniz. Bir de ailenin muhtemelen ilk ya da ikinci torununu herkes şımartıp sevindirmek adına her gelişte bir oyuncak ile geliyor aile mensupları. Peki bu kadar çok oyuncak almak doğru mu?
İşin ekonomik boyutu ve evde yarattığı dağınıklık bir yana, çocukların erken dönemde edindikleri dikkat toplama yetisine ciddi anlamda ket vuruyorumuş. Uzmanların yalancısıyız tabii. Ama kendi tecrübelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki, etrafta ne kadar öok oyuncak varsa, minik dünyalı o kadar şaşkın o kadar dağınık oluyor. Bir ona bir buna giderken, hiçbir oyuncağın işlevini tam olarak yerine getiremiyor.
Doktorumuzun tavsiyesi üzerine, oyuncakları sırayla tek tek veriyoruz, ve belli aralıklarla oyuncakları değiştiriyoruz. Bu sayede, dikkatini daha iyi toplamasına yardımcı oluyormuşuz.

Şimdi gelelim hangi oyuncağı alsak, maymun iştahlı davranmasak, gerçekten çocuğumuzun yeteneklerini ortaya çıkarmasına ve motor gelişimine katkıda bulunacak araçları seçsek. Tabii bir de dayanıklılık konusu var, zira afacanlar oyuncaklarına etmediklerini bırakmıyor (bizim miniğin en büyük zevki mama sandalyesinden oyuncakları atmak mesela)

Oyuncak konusunda daha detaylı bilgiler için çalışmalarımız devam edecek...

Hiç yorum yok: